24 Ağustos 2012 Cuma

İKİNCİ KEZ MERHABA

Geçen sene iş yoğunluğu nedeniyle bir sene ertelemek zorunda kaldığımız yazılarımız,görüşlerimiz bu sene aksamadan devam edecek umarım.

Sezonun ilk maçını geçen hafta tipik,istanbul büyükşehir belediye sendromu ile açmış bulunuyoruz.Bu sene Beşiktaş için konuşulacak çok şey var.Yeni yönetim,yeni hoca,takıma adepte edilmek istenen genç oyuncular ve ne yazık ki olaylar,olaylar.Zamanı gelince bütün bu konulara aklımız erdiği ölçüde değineceğiz.

İlk yazıda değinmek istediğim tek şey var aslında,büyük bir değişme uğramaya başlayan Beşiktaş taraftarı.30 yaşıma girmeme çok uzun yıllar yok,merdiveni dayadım ve son basamak oldukça yakın.Babamın,elimden tutup ilk maçıma gittiğim günü daha dün gibi hatırlıyorum.Beşiktaş-Aydınspor maçıydı ve 3-0 kazanmıştık.O güne kadar hissettiğim sadece Beşiktaş sevgisiydi.Küçücük yaşımda her gördüğüm Beşiktaş gölünde koşa koşa topuma gider ve sevinçten defalarca topa vururdum.O gün maçı statta izlediğimde ise yanlız olmadığımı farkettim.Herkes benim gibiydi,belki de daha fazla seviniyorlardı.Gollerden sonra insanların mutluluğu,birbirine sarılmaları hala gözümün önünde.Yıllar geçti o statta çok güzel günler geçirdik,kötü günlerimiz de oldu.Mesela bir Lazio maçı hatırlıyorum 2-0 yenik durumda ve tur uçup gitmişken bile kupaya uzanmamıza dakikalar kalmışcasına bir tezahürat vardı.Klasik tabirle İnönü yıkılıyordu.Bütün stat tek bir şeyin peşindeydi,Beşiktaş sevgisi.O zamanlar sevinmek için sevmemiştik.

Maalesef son dönemlerde ortaya çıkan yeni bir taraftar profili var.Futbolcuları,Beşiktaş'ın üzerinde görmeye başlayan,kendi alt yapısından yetişmiş futbolcusuna sahayı dar eden,bir hata yapsa da küfür etsem diye bekleyen yeni taraftar profili.Çok çok uzak değil Halilagiç-Fevzi olayı.Belki de şampiyonuluğun kaçtığı o anı çok net hatırlar tüm Beşiktaşlılar.Şimdi böyle bir şey yaşadığımız düşünüyorum,yok yok düşünmek bile istemiyorum.Sahaya dalıp Cenk'in üzerine saldıranların sayısı kaç kişi olur acaba?

Sezonun ilk maçı öncesi tesislere takımı desteklemeye,gençleri motive etmeye giden kaç taraftar var sıfır.Querasma takıma dönsün diye tesislere giden tarfatarları gördüğüm an,sezon başlamadan sezonu kaybettiğimizi anladığım andı aslında.Forumlarda pazar günü maça gideceğim 'Querasma,Querasma oleyy oleyy diye bağıracağım' diyenleri okudukça üzülüyorum,takımın geleceği adına ise korkuyorum.Pazar günü her zaman olduğu gibi yine statta olacağım,elimden geldiğince bu sesleri susturmaya çalışacağım,aklı selim her beşiktaş taraftarından da bu davranışı bekliyorum.Olay burada kesinlikle Querasma değildir,onun takıma faydalı olup olamayacağı değildir -ki bu konuyu da başka bir başlık altında ele almaya çalışacağım-,burada önemli olan sadece ve sadece 'Önce Beşiktaş' gerçeğidir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder